ANNEYE ZİYARET

Henüz tek tük vasıtanın geçtiği ana caddenin geniş
kaldırımı üzerinde, babası ile birlikte acele ile yürü-
yen yedi sekiz yaşlarındaki küçük kız, sabırsızlığını
belli edercesine, yüksek sesle “Baba, ne zaman varacağız; daha
gelmedik mi?” diye heyecanla sordu. Kucağında güllerden
oluşan bir çiçek demeti vardı.
Mayıs ayının ikinci Pazarına gelen anneler gününde, sabah
kahvaltısından sonra yürüyüşe çıkmıştım. Berrak havanın temizliğinden
ve baharın güzel kokusundan yararlanmaya çalışıyordum.
Hemen yanı başımda acele ile yürüyen baba ve
kızının aralarında geçen konuşma dikkatimi çekti. Küçük
çocuk, bir taraftan babasının yürüyüşüne uygun adımlar atmaya
çalışırken, bir taraftan da devamlı şekilde konuşuyordu.
Hâllerinden gidecekleri yere bir an önce ulaşmak istediklerini
belli ediyorlardı.
Hiç istemediğim hâlde, aralarında geçen konuşmalar merakımı
arttırmış ve onların adımlarına uyarak hızımı düşürmüştüm.
Bu sırada küçük kız devamlı şekilde sorularını sıralıyordu:
“Babaannem bizi bekliyor, değil mi baba?”
“Babaannem bizimle neden oturmuyor baba?”
“Babaannem bizi özlemiş midir baba?”
“Daha yolumuz uzak mı, annem bizimle neden gelmedi
baba?”
Genç adam elinden tutarak yürüttüğü ve yorulduğunu
anladığı kızını, biraz olsun dinlendirmek amacıyla yavaşladı.
“Sabret kızım, az kaldı.” demekle yetindi.
Genç adam birden durarak yanıma yaklaştı. “Af edersiniz,”
diyerek elindeki kâğıdı uzatıp sordu. “Şurada yazılı adresi tarif
edebilir misiniz?”
Uzattığı kâğıttaki adres, yolumun üzerinde ve üç apartman
sonraki ara sokak içinde bir yerdi.
Hemen “Bu adres ilerideki sokak arasında.” diyerek kar-
şılık verdim. Elimle işaret ederek gidecekleri yeri gösterdim.
“İsterseniz oraya kadar size eşlik de edebilirim.”
Yardım edebileceğimi içtenlikle söylememe rağmen genç
adam, acele ve sade bir teşekkürle yetindikten sonra yeniden
yürümeye başladı. Adamla ona ayak uydurmaya çalışan çocu-
ğunun arkasından bakarken, elimde kalan kâğıdı Un üzerinde
yazılı olan adresteki binanın adı aklıma takılmıştı.
Adreste:
“Yaşlılar ve Kimsesizler Yurdu” yazılıydı.

Mustafa Hüseyin USLU

Ankara, 05.03.1997

2017/Mart ayında çıkan “HAYAT BAĞLARI-İnce Noktalar”
adlı öykü kitabından

Reklamlar

Kenar

HAYATIN BOYUNCA

Kimseyi kınama                   : Bir gün gelir kınanırsın,
Kimseyi yadırgama              : Bir gün gelir yadırganırsın,
Kimseyi kıskanma                : Devamlı kıskanılırsın,
Kimseyi horlama                  : Bir gün gelir horlanırsın,
Kimseyi aşağılama                : Bir gün gelir aşağılanılırsın,
Kimseyi çekiştirme               : Bir gün gelir çekiştirilirsin,
Kimseyi gıybet etme            : Bir gün gelir gıyabında konuşulursun,
Kimseye kibirlenme             : Sonra sevilmez olursun,
Kimseye böbürlenme           : Sonra küçülürsün,
Kimseye büyük konuşma    : Aynısı başına gelir,
Kimseye hased etme             : Karşılığını bulursun,
Kimseye karşı gülme            : Nefret uyandırırsın,
Kimseye kin tutma               : Sadece kendini yorarsın.

O halde geçici dünyadan, cennete gidebilmek için hayatın boyunca kalbini temiz temiz tut, insanlara karşı sevgini çoğalt; iyilik et ve karşılığında iyilik bul..
Çünkü insanlar birbirlerine gülerlerse nefret, birbirlerleriyle gülerlerse sevgi çoğalır.

‎ANKARA,30.04.‎2018-Pazartesi
M.H.USLU

AĞANIN MİLLİ PİYANGO BİLETİ

Uzun bir zaman önce yöresinde arazi ve arsa zenginliği ile ünlü fakat zenginliğine rağmen zahmetsizce para kazanmayı alışkanlık haline getiren bir ağa vardı. Şans oyunlarına oldukça düşkünlüğü bilinen ağa hastalık haline getirdiği  alışkanlığı ile özellikle büyük ikramiyelerin verildiği milli piyango özel çekilişlerini hiç kaçırmazdı. Ama amorti dışında da doğru dürüst bir ikramiye kazanamamıştı.

Sonunda bir gün dayanamadı.Gittikçe büyüyerek içine dert olan ve beklentileri de bir türlü gerçekleşmedikçe hırslanan ağa, aklına koyduğunu yapmaya karar verdi. Pazarın kurulduğu bir gündü. Şehri tepeden görebilen konağından günün erken saatlerinde ayrıldı. Şehrin kalabalık olan bir yerinde tezgahını açan milli piyango bayiilerinin olduğu yere geldi.  Kararını vermişti artık. Şehirde ne kadar mili piyango bileti satıcısı varsa dolaşacak, satışa sunulan biletleri toplayıp satın alacak ve bunları konağına taşıtacaktı. Bu şekilde şansını çoğaltmayı ve özel çekilişte verilecek büyük ikramiyeye kavuşmayı düşünüyordu.

İkindi vaktine yaklaşan bir saatte konağa doğru giden yolda yürüyen iki kişi vardı. Birisi yapılacak son milli piyango çekilişinde zenginliğine zenginlik katmayı düşleyen ağa, diğeri de arkadan takip edegelen çarşıdan tutulmuş bir hamaldı. Satın alınan milli piyango biletlerinin bulunduğu ağırca ve havaleli bir çuvalı taşıyan hamal, şehrin biraz uzağında bulunan tepedeki konağa giden yokuşlu yolu ağır ağır çıkarken taşıdığı yükünün ağırlığından iki büklüm halde yürüdüğü sırada, sıcak ve yorgunluktan başını hafifçe öne düşürdü. O günde yaz sonlarının oldukça sıcak günüydü. Terleyen yüzünü silmek için cebinden mendilini çıkarmaya çalıştığı sırada, sırtına aldığı çuvalın dip kısmının delik olduğunu ve delik olan yerden de milli piyango biletinin bir  tanesinin ucunun çıktığını farketti. Bir çırpıda hemen önünde yürüyen ağaya göz attı, bir de çuvalın dip kısmındaki delikten ucu çıkan bilete baktı. Aklına şeytan düşmüştü bir kere. Nefsine hakim olmaya çabalarken bir anda kararını verdi ve içinden:

“Bu bileti alsam ağa koskocaman çuvaldan bir biletin alındığını nereden fark edebilir ki.” iç geçirdi. Hemen önünde yürüyen ağaya çaktırmadan da ucu dışarıya çıkmış bileti çekip aldı, şalvarının cebine koydu.

Milli piyango İdaresi tarafından büyük ikramiyenin verildiği 30 Ağustos çekilişinin yapıldığı ve sonuçlarının duyurulduğunun ertesi günü, ağanın bütün şehirden toplayarak aldığı o bir çuval dolusu milli piyango bileti yığınından, 30-35 amorti dışında öneme haiz değerde bir piyango bile çıkmamıştı.

Fakat bir çuval dolusu bileti taşıyan hamalın çuvalın deliğinden çaldığı bilete ise, ilan edilen en büyük ikramiye çıkmıştı.

Hüseyin USLU Ankara, 22.03.017

HAYAT BAĞLARI &”İnce noktalar” kitabı hakkındadır.

ÖYKÜLERİM 23.03.2017 TARİHİNDEN İTİBAREN HAYAT BAĞLARI “İNCE NOKTALAR” ADIYLA BİR KİTAPTA TOPLANARAK; D&R,DOSTLAR,İNKİLÂP ve AKÇAĞ (Kızılay/Sakarya Tuna Cd. 8/1 ANKARA adresi KİTABEVLERİNDE SATIŞA SUNULMUŞTUR. AYRICA İDEFİX, N.11.COM VE KİTAPYURDU.COM, GİBİ SATIŞ SİTELERİNDEN DE TEMİN EDİLEBİLMEKTEDİR. YENİ ÖYKÜLER OLDUKÇA YAYIMLANACAKTIR. SAYGIYLA DUYURULUR.